Kapitalizm, lord-self curcunası ardından tüccarların politik özgürlük kazanarak "burjuva" haline dönüşmeyeleriyle artık sadece maddi değil, Bourdio'nun tabiriyle "kültürel" de bir çatışma'nın da zemini olan sermaye ve para günümüzde de hiç randımanını bozmadan çatıştırmaya devam eden iki sosyolojik olma özelliğini korumaya devam ediyor.
Marx, başat eseri DAS KAPITAL'de, kapitalizmin sistemini analiz ederken iki teori ortaya atmıştı. Bunlar değişim ve kullanım değeri olarak literatüre giren kavramlardı. Bunları kısaca tanımlamak gerekirse, kullanım değerleri; ancak kullanım ya da tüketim ile bir gerçek olgu haline gelir. Bunlar, ayrıca, toplumsal biçimi ne olursa olsun, her türlü servetin özünü oluştururlar.
Değişim değeri ise bütün bu üretimden soyutlaştırılmış bir piyasa değeridir. Bugün "plaza beyaz yakalısı" dediğimiz insanların işi burasıdır. Diğer üç değer türü; kullanım değeri, ekonomik değer ve fiyattır. Değişim değeri hiçbir şekilde diğerlerine indirgenemez ve onlarla bir tutulamaz. Kapitalizm; bir ürünü üretme kalitesiyle veya emek prospektüsüyle çalışmaz. Piyasayı yaratan ekol onu pazarlamadaki başarınızdır.
Peki ya post-modern dönem bu süreci ne kadar sekteye uğrattı? Veya uğrattı mı, yoksa sadece biraz gıdıkladı mı?
Bunların yanında yeni bir değer türü olan "Gösterim Değeri" artık ne kullanım ne de değişim değerine göre çalışmakta. Bir telefonun ne kadar çok işe yarar fonksiyonu olduğu önemli değil artık. En çok megapikselli, en yüksek depolaması olan en ince, en çok şarjı giden telefon artık çıktığı gün kuyrukların oluşmasına neden olacak bir üründür. Veya hiçbir zaman dağa bayıra sürmeyeceğiniz arazi arabalarınız en iyi dört çekerinden, en güçlü motorundan en geniş jantından olacaktır. Gösterim değeri gücünü piyasadan değil, bitmek tükenmek bilmeyen insan arzusundan alır. Bu sayede insan arzusunun uslanmaz ve sinir bozusu bir sivrisinek edasıyla kanını emerek hayatta kalabilir ancak.
Marx yanıldı mı, büyük katliamlara imzasını mı attı bilinmez ama şu bir kesin ki; adam bu günleri önceden gördü ve tehlike için bizi uyardı. Biz ne mi yaptık? Ha-ha ilahi sizde. Ne yapacağız efendim üç maymunu oynadık(!) her zamanki gibi...

Yorumlar
Yorum Gönder