Sadece felsefe değil, insanlık tarihinde de büyük bir kırılma noktası yaşandısıysa; bunun Kant ile birlikte olduğunu çok rahat söyleyebiliriz. Çünkü bunun sebebi; onun, hiç şüphesiz insanın içinde bulunduğu altın kafesi tüm çıplaklığıyla ona gösteren filozof olmasıdır. Bu altın kafes de hiç şüphesiz; gerçeklik dediğimiz şeyden başka bir şey değildir. Kant’ı anlamak istiyorsak eğer; onun bütün bir felsefesinin özeti olacak kelime’nin; yanı “tasarım”ın ne olduğunu çok iyi kavramalıyız. Kant’a göre bu dünya "fenomenler/görünüşler” insanın yarattığı bir şeydir. Bunun da imkan koşulları ona göre insan aklının belirli bir takım sistemler ile çalışmasıdır. Kant buna anlama yetisi kategorileri ve saf görü formları isimlerini verir. Ve bu ikisi asla birbirinden bağımsız çalışamaz. O meşhur sözünü burada anabiliriz o vakit; “içeriksiz düşünceler boştur, kavramsız görüler kördür.” Kant açıkça belirtmektedir ki, ikisi bir bütündür, sadece görevleri farklıdır. Bu ikisinin iş birliğiyle ise; ta...